Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Artık Yapay Zeka Her Yerde!

Galiba artık en basit sorularımızı bile yapay zekaya sorarak cevaplarımızı bulmaya çalışıyoruz. En son Instagram'da karşıma çıkan bir video bu şekilde düşünmeme neden olmuş olabilir ya da müşterilerime bile mail atarken kullandığım için de olabilir.

Bildiğiniz üzere uzun bir süredir Avustralya'da yaşıyorum ve burada bir düzen oturtmaya çalışıyorum. Tabii ki diline, kültürüne, hayat tarzına ve yemeklerine yabancı olduğunuz bir ülkede ne kadar zor olabilirse bende o kadar zorluk çektim. Hiç tanımadığınız ve bilmediğiniz bir dünyada tek başına bir şeyler yapmaya çalışmak kolay olmadı ancak bir şekilde altından kalkmasını bildiğimi düşünüyorum. Bu yolculukta yapay zeka araçları da sanırım bana fazlasıyla yardımcı oldu gibi. Özellikle kendi işimi kurup müşterilerimle birebir iletişime geçmeye başladığımda.Satış öncesi, satış sonrası ya da fiyat teklifi hazırlık aşamasında özellikle Google'ın yapay zeka aracı Gemini oldukça işime yaradı. Bu yazıyı yazmamda da Gemini'nin katkısı oldukça yüksek desem yalan olmaz.

Peki ne yaptı bu Gemini?

Yazılarımın tarihlerinden de görebileceğiniz üzere uzunca bir süredir yazmadığım bloguma yeni yazı yazmak hiçte kolay bir şey değil. Hele ki artık internette birçok gereksiz websitesi gezinirken benim gibi bir insan neden bu yazıyı yazsın ki? Az önce kendi sektörümle ilgili bir araştırmaya yapmaya içinde bulunduğum sektörün yıllar bazındaki gelişimini araştırmaya karar verdim. Bunu yaparken de Gemini ile de farklı şeyler deniyordum. Bir anda aklıma Gemini'nin buna cevap verebilieceğini düşündüm ve düşündüğüm gibi de oldu. Gemini'ye içinde bulunduğum sektördeki ürünlerin yıllar bazında toplam satış eğilimini eyalet bazında araştırmasını istedim ve karşıma muhteşem bir araştırma çıkardı. Yanlış anlaşılma olmasın sakın! Gemini, hazır bir araştırmayı bulup bana göstermedi. Kendisi internette tam tamına 172 farklı internet sitesini inceledi, bu sitelerden 42 tanesini kullanmaya karar verdi ve yıllar bazındaki satış toplam rakamlarının tahmini minimum ve maksimum aralığını, sektörün büyüklüğünü, değerini ve müşterilerin satın alma eğilimlerini etkileyen faktörler üzerine tahminler yürüterek sektördeki değişimleri yorumlayarak tam istediğim gibi akademik bir makale formatında hazırlayarak kaynaklarıyla birlikte bana sundu. Ayrıca kullanmak istemediği internet sitelerini kendisi belirledi.

Raporu incelediğimde ise gerçekten beni şaşırtacak derece de iyi bir rapor olduğunu gördüm. Tabii ki bir akademisyen kadar bilgi dolu veya bir insan kadar derinlemesine yorum yapmasını beklemiyordum ancak ortaya çıkan hayret ettirdi diyebilirim. Sektörde bulunan tanıdıklarıma sunabileceğim kadar iyi bir rapor hazırladığını itiraf etmeliyim.

Her yerdeler!

Ayrıca Gamma adında bir yapay zekayı da Linkedin profilim için bir sunum hazırlaması için kullandığımda da benzer şaşkınlığı yaşadığımı söyleyebilirim. Gamma'yı kullanmadan önce benim aklımda muhtemelen bana basit bir sunum taslağı hazırlar içeriğini ben doldururum diye beklerken, içeiriğinden görseline kadar herşeyi kendisi hazırlayıp bana verince benzer şaşkınlığı yaşadım. Gecenin 2'sinde beni tutacak ve bu yazıyı yazacak kadar iyi sonuçlar vermeleri beni yeniden düşündürtmeye başladı.

Eski yazılarımı okumuşsanız eğer size çoğu yayıncının yaptığı gibi "yapay zeka çok korkutucu, yapay zeka kullanırken dikkat etmeliyiz" gibi şeyler söylemeyeceğimi bilirsiniz. Biliyorsunuz ki bana göre her insan yaptığı hatanın karşılığını her daim alır. Bu yapay zekada olsa bile böyledir. Hangi amaçla ve nasıl kullanmaya çalıştığınıza göre değişir. Bu yüzden kim nasıl isterse kullansın bu araçları ancak bugün bu kadar gelişmiş olduklarını gördükten sonra aklımdaki yapay zeka modelininde çıta atladığını ve bu yapay zeka sektörünün çok çok üst seviyelere çıktığını görmek beni sevindirdi. Hayatın her alanında kullanmalık yeni yeni araçlar çıkaran yapay zeka şirketlerinin bu denli gelişmiş ürünler çıkardıklarını gördüğümde akademik gelişmeler açısından biraz endişelensem de bu kadar geliştiklerini görünce de yeni bir çağın başladığını görebiliyorum.


Bu arada sanırım gerçekten blog yazmayı özlemişim. Fırsat buldukça yeni yazılar eklemeye devam edeceğim gibi duruyor.
Takipte kalmaya devam edin, tabi hala takip ediyorsanız.

6 Aralık 2021 Pazartesi

En Güvenilir Mesajlaşma Uygulaması FBI Tarafından Doğrulandı

Uzun süredir tartışılan en güvenilir mesajlaşma uygulamasının hangisinin olduğu konusu sonunda sızdırlan FBI belgeleriyle kanıtlandı. Sızdırılan belgeye göre FBI'ın Whatsapp üzerinde yapılan tüm konuşmaların içeriklerine erişebildiği ortaya çıktı.

 

whatsapp-bilgi-sizintisi

Son yıllarda mesajlaşma uygulamalarının yaptıkları uçtan uca şifreleme gibi yöntemlerle mesajlaşmaların ve içeriklerin korunması ve kişisel verilerin gizliliğini ön plana çıkarmaları büyük bir reklam çalışması haline dönüştü. Bu konuyu büyük bir reklam malzemesi haline getiren Whatsapp'ın son yayınlanan belgeye göre o kadar da masum olmadığı ortaya çıktı. Uçtan uca şifreleme konusunda büyük atılımlar yapan mesajlaşma uygulamalarının FBI tarafından gelen yasal talepler doğrultusunda hangi bilgileri paylaştıklarını sonunda öğrendik.

Yayınlanan belgeye göre FBI talep etmesi halinde en detaylı bilgiyi iMessage ve Whatsapp'tan alabildiğini öğrendik. Rolling Stone tarafından ele geçirildiği iddia edilen belgeye göre teknoloji şirketleri, FBI'ın hangi bilgileri paylaştıklarını görebildik ve sonuçlar gerçekten tedirgin edici durumda. Son birkaç yıldır ülkemizde de gündeme gelen kişisel verilerin gizliliği konusu uzun süredir teknoloji şirketlerinin gündeminde yoğun bir şekilde yer ediniyordu. Bu konuda en güvenilir olduğunu iddia eden birçok şirket geliştirdikleri uygulamalarla ortaya çıkmıştı. Özellikle güvenlik ve gizlilik konusunda en başarılı adımları atan şirketler içerisinde Signal ve Telegram ön plana çıkmaktaydı. O kadar ki Elon Musk bile, Whatsapp'tan gelen verilerin kullanılmasına ilişkin sözleşme güncellemesinden sonra takipçilerini Signal kullanmaya davet etmişti. Yayınlanan belgelere göre Elon Musk'ın bu davetinin yersiz olmadığını bir kez daha görmüş olduk.

Belgede FBI tarafından talep edilmesi halinde en az bilgiyi kayıt zamanı bilgileri ve tarih/saat bilgisi ile Signal ve sadece kayıt zamanı bilgisi ile Telegram paylaşmakta. İçerik olarak bu iki uygulamada hiçbir içeriği paylaşmıyor. Telegram sadece doğrulanan bir terörist soruşturmasına ilişkin IP adresi ve iletişim bilgisi gibi bilgileri ilgili yetkililere sunuyor. Mesaj içeriklerini görmek bu iki uygulamada da mümkün olmuyor.

Whatsapp ve iMessage mesaj içeriklerini her ne uçtan uca şifreleme yöntemi ile koruma altına almış olsa da sızan belge ile bu korumanın tam kapsamlı bir koruma olmadığını görebiliyoruz. Peki mesaj içerikleri neden önemli olabilir? Aslında Meta, Google ya da Apple gibi sosyal mühendislik ve büyük veri gibi bilim alanlarından faydalanan bu şirketler kullanıcıların sosyal ilişkilerini, sevdikleri şeyleri ve önemsedikleri değerleri bu içerikler aracılığıyla öğrenip özellikle pazarlama alanında, kullanıcı davranışlarını ve içerisinde bulundukları sosyal çevreyi analiz ederek, bu bilgiler doğrultusunda pazarlama stratejileri geliştirip kullanıcıları kendilerine duygusal bir şekilde bağlıyor ve kullanıcılar üzerinden para kazanmayı hedefliyorlar. Bu doğrultuda bu tip şirketlerin temel gelir kaynaklarının bu bilgiler olduğunu göz önünde bulundurursak hiçbir zaman kullanıcıların bilgilerinin gizli kalabileceğine inanmamalıyız. Bu gibi konularda pazarlamanın ve sosyal mühendisliğin birlikteliği, büyük verinin analiz edilmesi ve işlenmesi gibi durumlar ortaya çıkıyor.

5 Aralık 2021 Pazar

Arama Motorlarına Yeni Bir Üye: You

Günümüzde en çok kullanılan arama motoru olan Google, yıllardır yeni rakiplerle karşılaşmak zorunda kalıyor. O kadar ki irili ufaklı bir çok arama motoru geldi geçti ancak Google'ı tahtından edebilen çıkmadı. O kadar ki son yapılan istatistiklere dünya arama motoru pazarının %91,45'ini elinde barındırıyor.
 
you-com-arama-motoru
Google'ın en büyük rakipleri Yahoo, Bing ve Baidu üçlüsü arama motoru pazarında toplamda %5'lik bir dilime sahipken yeni bir arama motorunun da bu yarışın içine dahil olduğu haberini alıyoruz. You.com aslında bu pazarda farklı tasarımı ve yenilikçi arama teknolojisi ile kendine yer edinmeye çalıştığını iddia ediyor. Dünya'nın en büyük müşteri ilişkileri yönetim platformlarından olan Salesforce'un eski yönetici David Socher tarafından çıkarılan You, kullanıcılara farklı bir deneyim kazandırmayı amaçlıyor.

You'yu diğer arama motorlarından farklı kılan en belirgin özelliği arama sonuçlarını bir liste şeklinde değil kutucuklar halinde kullanıcılarına sunması olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte şirketin kurucusu David Socher'in söylediklerine göre, You, arama sonuçlarını tamamen kişiselleştirilmiş olarak kullanıcılarına sunuyor. İlk sırada en çok tercih edilen kaynaklardan gelen sonuçları gösterirken sonrasında tarafsız kaynaklardan ve en sonda da en az oy almış çok fazla güvenilmeyen kaynaklardan gelen sonuçları gösteriyor. Aslında 2004 yılından bu yana Google bu konu üzerinde çalışmaya devam ediyor. Ancak Socher'e göre Google reklamları bu kişiselleştirilmiş sonuçları büyük bir manüplasyona uğraştıyor ve bu yüzden insanlar Google'dan uzaklaşmaya başlayacak.
 
Bana göre ortada göz ardı edilemeyecek büyük bir gerçek var, o da reklam gelirleri... Google'ın ana şirketi olan Alphabet'in yılda 183 milyar dolar gelirinin olması ve bu gelirin büyük bir kısmının reklamlardan elde edilmesi Google'ın piyasadaki en güçlü arama motoru olmasını sağlıyor. You.com gibi arama motorlarının ne kadar başarılı olabileceği konusu genellikle tartışmaya açık bir konu olarak hep karşımıza çıkacak ancak bence Google'ın tahtını sallamak için arama sonuçlarından ya da farklı tasarımlardan ziyade yenilikçi teknolojiler geliştirmek gerekiyor. Düşündüğümüzde Google, kullanıcılarına sunduğu servislerle ihtiyacımız olan her alanda karşımıza çıkıyor ve bu konu da birileri çok daha gitmek zorunda ki ancak Google'ın karşısına rakip olarak çıkabilsin.

13 Mayıs 2017 Cumartesi

Opera Browser Reborn Kod Adıyla Güncellendi

Opera'yı bir çoğumuz kullanıyordur. Hatta hali hazırda şu anda bende bu yazımı Opera tarayıcısı üzerinden yazıyorum. İnternet tarayıcısı piyasasında Chrome özellikle pazarı işgal etmişken diğer tarayıcıların pazardan pay almaları için farklı ve yeni bir takım düzenlemeler getirmeleri kaçınılmaz oldu.


Opera da bu trende uyum sağlayan ve yeniliklerini en hızlı şekilde son kullanıcıyla buluşturan sayılı tarayıcılardan biri... Belki duymuşsunuzdur, son olarak geçtiğimiz aylarda duyurdukları Opera Neon adında prototip bir tarayıcı yayınlamışlardı. Bu tarayıcı sadece Mac ve Windows ortamlarında yer almış Linux kullanıcıları için yayınlanmamıştı. Opera, bu prototipi deney amaçlı yayınlamış olacak ki kullanıcılardan gelen geri bildirimler sonucunda yayınladığı son güncellemesine "Reborn (Yeniden Doğuş)" adını vererek tarayıcı dünyasında adeta bir devrim olarak nitelendirilebilecek yeni özellikleri bizlere sundu.

Bunlardan biri daha önce yayınlamış olduğu güncellemelerle ücretsiz VPN hizmeti ve reklam engelleme özelliğini daha da özelleştirilebilir kılmak olmuş. Bunun yanı sıra aslında eski Opera çalışanlarının kurduğu ve şu anda pazarda yeni yeni yer edinmeye başlayan Vivaldi'de bulunan tasarımsal bir özelliği de ortaya çıkardı. Vivaldi tarayıcısında tarayıcının pencere renklerini istediğiniz gibi belirleyerek kendinize göre rengarenk bir tarayıcı kullanabiliyordunuz. Ben özellikle koyu renk temasını çok sevmiştim ki o temanın bir benzerini Opera gece modu olarak bizlere sundu. 

Bunun haricinde asıl devrim olan özelliğe gelelim. Bence oldukça güzel ve kullanışlı bir özellik olan ve bizleri her bir messenger için yeni sekme derdinden kurtaran kenar çubuğundaki sohbet eklentileri... Bu eklentiler sayesinde Facebook Messenger, Whatsapp Messenger ve Telegram Messenger gibi sohbet uygulamalarını yeni sekme açmaya gerek kalmadan gizlenebilir mini pencerelerden kullanabileceğiz. Ve aynı kenar çubuğunda yer alan animasyonlu düğmelerle de yer imleri, hızlı başlangıç, rss okuyucu, ayarlar, geçmiş gibi sayfalara hızlı bir şekilde gidebileceğiz.

Opera'nın Reborn güncellemesiyle ilgili blog yazısına buradan ulaşabilirsiniz. Sizin Opera'nın Reborn güncellemesiyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?

14 Mart 2017 Salı

Teknosa Preo Pwacth 3 İncelemem

Akıllı saat kullanmak istiyorsunuz ancak tereddütleriniz var ve hangi saati alacağınızı bilmiyorsunuz ya da vereceğiniz ücrete değecek mi diye düşünüyorsunuz. Bende aynı şeyleri düşünüyordum ve deneme amaçlı Teknosa'nın Preo Pwacth 3 modelini satın aldım en azından hoşuma gitmezse çok fazla bir ücret ödememiş olurum diye düşünerek zarardan kar edeceğim yönünde bir fikir yürüttüm. Ancak zaman zaman daha iyisini de alabilirmişim diye düşünüyorum.



Öncelikle akıllı saat konseptinden kesinlikle memnunum. Benim açımdan mükemmel iş kolaylaştırıcı bir olay. İşim gereği bazı önemli toplantılara katılıyor, bazı konferanslarda yer alıyorum. Bu gibi durumlarda herkes konuşurken sizin telefonunuza bakmanız çok hoş karşılanmaz. Ancak kimse saatinize baktınız diye size karşı bir önyargıda ya da bakışları ile tacize tutmaz. Bu anlamda her ortamda telefonunuza gelen tüm bildirimleri saatinizden takip ederek telefonu cebinizden çıkarma sorununuzu ortadan kaldırıyorsunuz.

Teknosa Preo Pwacth 3 ile bu sorunlarımın tümüne çare buldum açıkcası ve daha fazlasına çok gerek duymuyorum. Preo Pwacth 3 sayesinde gelen mesajları, aramaları görebiliyor, yanıtlayabiliyor (ekran küçük olduğu için yazmak sıkıntı ama cevaplama imkanı var) ve uygulamalardan gelen bildirimleri sadece hangi uygulamadan geldiğini görebilecek şekilde bildirim olarak saatimin ekranında görüyorum. Bu da benim için yeterli oluyor. Örneğin; Linkedin üzerinden bir bildirim geldiğinde saatimin ekranında "1 yeni bildirim: Linkedin" şeklinde bir ibare beliriyor. Ya da Whatsapp'tan bir bildirim geldiğinde "1 yeni mesajınız var. Mesaj gönderenin adı "WhatsApp" " şeklinde bir bildirim alıyorum.

Şarjına gelecek olursam beni en çok tatmin eden durumda bu. Özellikle şarjından çok memnunum yaklaşık 2 saatte doluyor ve tamamen dolu olarak kullanmaya başladığınızda yaklaşık olarak 2 ile 3 gün boyunca (kullanım durumuna göre değişebilir) rahatlıkla kullanabiliyorum.

Sizde çok fazla ücret ödemeden akıllı saat deneyimini güvenli bir şekilde yaşamak istiyorsanız tam size göre...